Yeni Çalışma, Demans Riskinin %49 Azaltabileceğini Söylüyor

Bugünkü yazımız anın ve önümüzdeki yılların en çok karşılaşılacak ve topluma ciddi yük olacak hastalığının azaltılabileceğiyle ilgili önemli bir çalışma sonucu. Bu nedenle hızlıca yorumlayıp paylaşayım istedim. Ama önce çok sık karıştırılması nedenli Demans ve Alzheimer nedir onu bir aydınlatalım. Uzmanımız “Demans ve Alzheimer hastalığı, beyin fonksiyonlarında bozulmaya neden olan iki ayrı sağlık sorunudur. Fakat insanlar çoğunlukla bu iki hastalığı birbiri ile karıştırırlar. Demans, beyin fonksiyonlarının genel bozulmasını ifade eden bir terimdir. Bellek, bilişsel işlevler, dil ve iletişim, karar verme yeteneği gibi zihinsel yeteneklerde ilerleyici bir azalma ile karakterizedir. Demansın birçok alt tipi vardır. Alzheimer bunlardan biri olmasıyla birlikte yüzde 50-60 görülme sıklığı ile demansın en yaygın sebebidir. Alzheimer, ilerleyici beyin harabiyeti ile giden, nörodejeneratif bir bozukluktur. Genellikle hafıza kaybıyla başlar ve zamanla bilişsel yeteneklerin azalması, dil ve iletişim problemleri, karar verme güçlüğü, kişilik ve davranış değişiklikleri gibi belirtileri ortaya çıkar. Belirtileri genellikle demansla benzerlik gösterir. Aralarındaki temel fark demans genel bir terim, Alzheimer ise bu grup içindeki bir alt türdür” diye konuştu.


Fethiye’de kurulan Alzheimer Derneği bakım merkezi açılış duyurusunu bizden billboard kullanarak yaptı. Ben de açılışa çiçek yollayarak, gittim. bakım evinin açılışına gitmiştim Kaymakam beyin ve Fethiye Alzheimer derneği yönetim kurulu başkanı Op.Dr. Mehdi Sadat’ın konuşmaları sırasında verdiği çarpıcı bilgi Türkiye de Alzheimer denince en fazla Alzheimer hastasının Muğla’da ve sonrasında da Muğla ilçeleri içinde Fethiye’de olduğu dile getirildi. Sağlıkla ilgili araştırmalara baktığımızda da artık kanserin belli oranlarda tedavi edildiği asıl yıkım getirecek geleceğin hastalığının Demans olacağı var. İşin kötüsü demans artık daha önceki yıllarda olduğu gibi geç yaşlarda değil daha erken yaşlarda gelebiliyor bu nedenle de konuyla ilgili her haberi dikkatlice okuyup en azından hayat düzeninizi ona göre ayarlamanın yararlı olacağını düşünerek bu çalışmayı paylaşmak istedik;

Evet yeni bir çalışma, B vitaminlerinin demansı devre dışı bırakma riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini konusunda umut verici olacağını düşündürmektedir.

Araştırmacılar riboflavini (B2 vitamini) %49 daha düşük riskle ilişkilendirdi.

Konuyla ilgili en yeni çalışma, takviyelerden değil, yalnızca yiyecek ve içeceklerden vitamin alımını çok daha etkin olduğu yönünde.

Kileri, mutfak dolabınızı açtığınız ve ne aradığınızı hatırlayamadığınız o anı biliyor musunuz? Çoğumuz bu küçük hataları umursamıyoruz ama yine de aynı sessiz soruyu ateşliyorlar: Şimdi yapabileceğim bir şey var mı?
Beynimin sağlıklı bir şekilde yaşlanmasına nasıl yardımcı olabilirim? Beslenme, aslında kontrol ettiğimiz birkaç kaldıraçtan biri ve yeni bir çalışma, günlük yiyeceklerde bulabileceğiniz türden bazı basit B vitaminlerinin düşündüğümüzden daha önemli olabileceğini öne sürüyor. Japonya’daki araştırmacılar, yetişkinleri 15 yıldan uzun süre takip etti ve European Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir raporda, en çok riboflavin (B2 vitamini) tüketen kişilerin, en az tüketenlere göre sakatlayıcı demans geliştirme riskinin %49’a kadar daha düşük olduğunu bildirdi. Folat ve B6 vitamini de daha düşük riskle takip edilirken, B12 vitamini net bir bağlantı göstermedi. Bu, B vitaminleri hakkında zaten bildiklerimizle örtüşen ilgi çekici bir model: enerji metabolizmasında iş gücüdürler ve damar ve beyin sağlığıyla bağlantılı bir bileşik olan homosisteini düzenlemeye yardımcı olurlar. Hiçbir besin tek başına sihirli bir kalkan değildir ve bu çalışma neden-sonuç ilişkisini kanıtlayamaz. Ancak tabağınızdakilerin beyninizi onlarca yıl boyunca destekleyebileceği fikrine gerçek dünyadan, uzun vadeli bir veri noktası ekliyor. İşte araştırmacıların yaptıkları, buldukları ve bu içgörüleri günlük öğünlere nasıl dönüştürebilecekleri.

Bu Çalışma Nasıl Yürütüldü? Araştırmacılar, 40 ila 69 yaşları arasında 4.171 Japon yetişkinin katıldığı Topluluk Temelli Dolaşım Riski Çalışması’ndan (CIRCS) elde edilen verileri analiz etti. Beslenme, eğitimli diyetisyenler tarafından standartlaştırılmış 24 saatlik beslenme kaydı kullanılarak değerlendirildi. Katılımcılar daha sonra ortalama 15,4 yıl boyunca takip edildi. ( Yani araştırma uzun yıllara ve sayıca yeterli insanla yapılmış, doğruluğu kabul gören ciddi bir çalışma.) Araştırmacılar, Japonya’nın ulusal uzun süreli bakım sigortası kayıtlarını kullanarak, günlük yardım gerektirecek kadar ciddi yeni demans vakalarını takip ettiler. Bu kayıtlar, araştırmacıların güvendiği gerçek güvenilir bir kaynaktır. En az B vitamini tüketen kişileri en çok tüketen kişilerle karşılaştırdılar ve yaş, cinsiyet, vücut büyüklüğü, sigara, alkol, ilaçlar ve beslenme gibi faktörleri hesaba katarak demans geliştirme olasılıklarını hesapladılar. Çalışma Ne Buldu? Riboflavin öne çıktı: En düşük alıma sahip grupla karşılaştırıldığında, en yüksek alıma sahip grubun sakatlayıcı demans riski yaklaşık %49 daha düşüktü. Daha fazla B6 vitamini ve folat alan kişilerde demans riski yaklaşık %20 daha düşüktü; B12 ise öne çıkmadı. Riboflavin ve B6 bağları, daha önce felç geçirmemiş katılımcılarda daha güçlüydü ve bu da bu vitaminlerin vasküler olmayan demans formları için önemli olabileceğini düşündürüyordu. Tüm çalışmalarda olduğu gibi, bu çalışmada da belirli sınırlamalar vardı. Beslenme, 24 saatlik tek bir kayıttan elde edildi, B vitamini takviyeleri kaydedilmedi ve araştırmacılar Alzheimer hastalığını diğer demans alt tiplerinden ayırt edemedi. Ayrıca, bazı topluluklarda gözetim zamanlamasında boşluklar vardı; ancak duyarlılık kontrolleri ana bulguların sağlam olduğunu gösterdi. Gözlemsel bir çalışma olarak, sonuçlar nedensellik değil, ilişki göstermektedir. Gerçek Hayata Nasıl Uygulanır? Hiçbir besin tek başına demansı önleyemese de, bu çalışma düzenli olarak B vitamini açısından zengin seçenekler sunan, gıda odaklı bir yaklaşımı destekliyor.

Bu yiyeceklerden bazıları buzdolabınızda ve kilerinizde sizi bekliyor olabilir; işte bunlardan birkaçı: Riboflavin (B2), süt ürünlerinde (süt, yoğurt), yumurtada, yağsız et ve balıkta, mantarda, bademde ve ıspanakta bulunur. B6 vitamini kümes hayvanlarında, somonda, patateste, muzda, nohutta ve balkabağında bulunur. Folat, yapraklı yeşilliklerde (ıspanak, marul), kuşkonmazda, avokadoda, turunçgillerde, fasulyede, mercimekte ve zenginleştirilmiş tahıllarda bulunan önemli bir besindir. Ve bu yiyecekleri ve sundukları faydalı besinleri beslenme planınıza dahil etmenin birçok pratik yolu var. Örneğin, mercimek, sotelenmiş yeşillikler ve somonla bir öğün geçirebilirsiniz. Veya keçi peynirli, içine elma, ıspanak ve nohut eklenmiş bir öğün deneyin. Kahvaltıda, süt ve dilimlenmiş muzla zenginleştirilmiş tam tahıllı gevrek veya yeşilliklerle yumurta tercih edin. Atıştırmalıklar için ezilmiş bademli yoğurt veya sebzeli humus deneyin. Çalışmada takviyeler değerlendirilmediği ve daha fazlasının her zaman daha iyi olmadığı için doktorunuza danışın.

hastalıkların hangisi olursa olsun gelmeden önlem almak en doğrusu. Ama belirtileri gördüğünüz yakınlarınıza da tam destek vermek yakınları için bir görev. Bilinçli olmak, son noktaya gelmeden hayat şartlarında düzenlemeler yapmak önemli. Konu sıkıntılı. Ve giderek yayılıyor. Diğer hastalıklarda tedavi olursanız iyileşiyorsunuz ya da tedaviye cevap vermeyen bedeniniz bu yaşamdan ayrılıyor. Ama demans sadece sizi bağlamayan, çevrenizdeki insanları da derinden etkileyen ve onların hayatlarını da aşağı çeken bir hastalık. Bakımevlerinin çoğalması ve devletin konuya daha çok eğilmesi , demans hastası ailelere çeşitli şekillerde destek vermesi de şart.

Sağlıcakla kalın dileklerimizle.

Sorumluluk Reddi Beyanı

Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve genel sağlık farkındalığını artırmayı hedeflemektedir. Sağlığın korunması ve iyilik halinin sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak, burada yer alan bilgiler hiçbir şekilde tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez.

Her bireyin bağışıklık sistemi ve sağlık durumu benzersizdir. Bu nedenle, kişisel sağlık ihtiyaçlarınıza yönelik en doğru teşhis ve tedavi yöntemleri yalnızca yetkin sağlık profesyonelleri ve doktorlar tarafından belirlenebilir. Sizin için uygun olan tetkiklerin yapılması, sonuçların değerlendirilmesi ve gerekli tedavi sürecinin başlatılması ancak bu uzmanlar aracılığıyla mümkündür.

Bu yazıdaki bilgilerin kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sağlık sorunu, doğrudan veya dolaylı olarak yazı sahibini veya yayıncıyı sorumlu tutmayacaktır. Sağlığınızla ilgili tüm kararlarınızı mutlaka doktorunuza danışarak almanız önemle tavsiye edilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir