Hamile Kalmaya Çalışmadan Önce Neleri Bilmelisiniz …
Hamile kalmaya çalışmak da nesi.
– Korunmazsan hamile kalırsın kızım söyleminden
– Ya evliliğimizin 3.Yılı. Bir türlü hamile kalamıyorum’a.

Cinslerle ilgili bilgileri konuşmak tabu olunca, bu konuyla, cinsellik konularıyla ilgili neticede bir kurgu ürünü olan ve oyuncuların sergiledikleri performansların, ışık ve çekim teknikleriyle insanların gerçekte göründüklerinden farklı göründükleri senaryoya bağlı çekilen porno filmleri gerçek kabul edenlerin dünyasındayız. Evlilik dışı- içi ilişkilerinde umduklarını bulamayanların çoğunluğu karşısında böyle bir bölüm açıp konu uzmanlarıyla elimizden geldiğince sizleri aydınlatmak üzere ilk yazımızla bölümü başlatalım.
Özetledikten sonra ilk önemli konumuz hamilelik..
Eşiyle çocuk sahibi olmaya karar veren ve bunla ilgili en doğru bilgileri almak için kadın doğum uzmanına görünen 30’lu yaşlarının başındaki kadın , uzmana ne zaman çocuk sahibi olmayı düşünmeye başlaması gerektiğini sorar. Doktorun “26 yaşında” demesi karşısında ciddi şaşkınlık geçirir.
Doğurganlığın yaşla birlikte azaldığına dair bir bilgiye sahipmiş ama yaşın ne kadar önemli olduğunu bilmiyormuş. Sormayınca da hiçbir doktor ona söylememiş. İşin ilginci ne ailesinde ve ne de kesinlikle eğitimi sırasında öğrenmemiş.
Aslında aileler cinsellik konusuna bu kadar mesafeliyken ve çocuklarıyla bu konuları konuşmuyorlarken ( kendilerinin de tüm doğruları bildikleri şüpheli ya ) okullarda verilecek doğru bir cinsel eğitim programı çoğu şeyi çözer. Hele ki tüm dünyada insan nüfusu hızla azalırken, insanlar evliliklerden uzaklaşır ve çocuk sahibi olmayı ertelerken ve de ülkemizin de o ülkelerden biri olduğu düşünüldüğünde daha gençken gençleri eğitmek gelecek nesiller için sadece parasal desteğin ötesinde sağlıklı bireylerin doğması konusunda da bir rehber olur. Kim bilir belki onları yumurtalarını dondurmaya, hatta daha erken çocuk sahibi olmaya teşvik edebilir. Hayatın erken dönemlerinde doğurganlık hakkında daha fazla şey bilinse çocuk sahibi olma konusunda daha hevesli olurlar diye düşünüyorum. Gençlerin, genç yaşlarında çocuk istememelerinin asla çocuk istemeyecekleri anlamına gelmediğini bilmek lazım .

Kadın doğum uzmanı olan doktorlar ve diğer uzmanlar genç insanlara, hem hamileliğin nasıl önleneceğini hem de doğurganlığın nasıl artırılacağını açıklayan bir kontrole gelmenin , ilerde hem istenmeyen gebelikleri önleyebileceğini hem de sağlıklı bebek dünyaya getirilirken daha fazla ailenin arzu ettikleri sayıda çocuğa sahip olmasına yardımcı olabileceğini söylerler. Daha fazla insan, çocuk sahibi olmaya başlamak için ileri yaşlarına kadar beklediği için bu özellikle önemlidir. Konuştuğum doktorlara göre çoğu kadın, kliniklerine kendi üreme biyolojileri hakkında yanlış anlamalarla dolu olarak geliyor. Uzmanlarımız “Bu kadar çok insanın bu kadar yanlış bilgilendirilmiş olması şaşırtıcı” diye konuşuyor.

Konuştuğum doktorlar, tüm kadın ve erkeklerin doğurganlık hakkında bilmesi gerektiğine inandıkları ancak çoğu durumda bilmedikleri bazı şeylere dikkat çekti. En bariz olanı, gençken hamile kalmak daha kolaydır. Gelin görün kadınlar medyada 50 yaşında bebek sahibi olan kadın ünlülerle ilgili haberler gördüklerinde, bunun kendileri için de olabileceğini düşünüyorlar. Doktorların kadınlara, sadece hamile kalmayı düşündüklerinde bile, fetüsün gelişimi için gerekli olan folik asit içeren doğum öncesi bir vitamin almalarını tavsiye ettiklerini bilmiyorlar. Erkekler de alkol ve tütün kullanımı gibi yaşam tarzı faktörlerinin sperm kalitesini etkileyebileceğini ve bunun da eşlerinin hamile kalma olasılığını etkileyebileceğini bilmelidir.

Hayatlarının ilerleyen dönemlerinde hamile kalmaya çalışanlar da konu uzmanı doktorlara uğrayarak daha fazla bilgiden yararlanabilirler. Bu arada bazı doktor arkadaşlarım Bazı hastalarının tüp bebek gibi tedavilerin ne kadar işe yarayabileceği konusunda aşırı iyimser görüşlerle geldiğini söyledi.

2023 yılında yapılan bir ankette 18 ila 29 yaşları arasındaki yaklaşık 1.800 kadından sadece yüzde 59’unun adet döngüsü sırasında hamile kalma olasılıklarının en yüksek olduğu aşamayı bildiğini ve en hatalı şekilde bir kadının yumurtalıklarının menopoza girene kadar sürekli olarak yumurta ürettiğini düşündüğünü buldu. (Kadınlar sahip olabilecekleri tüm yumurtalarla doğarlar ve yumurtaların kalitesi ve miktarı zamanla azalır.)
Üreme çağındaki kadınlar, düşükle sonuçlanan gebeliklerin yüzdesi ve doğurganlığı azaltan yaşam tarzı faktörleri gibi konuları kapsayan 29 doğurganlık sorusundan ortalama sadece 16’sını doğru yanıtladı. Doktor olmak için okuyan tıp öğrencisi kadınlar biraz daha iyi durumdaydı, ortalama sadece 19 soruyu doğru yanıtladılar ve bu da anketi yapan uzmanların “doğurganlık bilgisinin, çocuklu olanlar ve hatta tıp öğrencileri de dahil olmak üzere üreme çağındaki kadınlar arasında düşük olduğu” sonucuna varmasına yol açtı.

Aktif olarak hamile kalmaya çalışan kadınlar bile yetersiz bilgilendirilme eğilimindedir. 2022 de yapılan bir çalışmada gebe kalmakta zorlanan kadınların sadece dörtte biri, döngüleri sırasında hamile kalma şanslarının en yüksek olduğu haftayı doğru bir şekilde tanıdı. Bu bilgi eksikliğinin nedeni cinsel konuları konuşmanın tabu olduğu bir toplumda yaşıyor olmak.

Uzman doktorların doğurganlığın okullarda cinsel eğitimin standart bir parçası olarak öğretilmesi gerektiğini düşünmelerinin nedeni kısmen budur. Doktorların hastalara bu bilgiyi kendileri vermeye çalışmaları görece zor. Çünkü doktor randevu seansındaki kısa zamanında yumurtlama üzerine uzun bir ders vermesi beklenemez. Çoğu hasta da bebek sahibi olmaya başlayana kadar doğurganlık sorunlarını gündeme getirmezler.
Yumurtlama ve doğurganlık döngüleri ile ilgili dersler de dahil olmak üzere üniversite öncesi eğitimde alınacak bir eğitim hem giderek artan cinsel hastalıklardan kendilerini nasıl koruyabileceklerini öğretir ve hem de insanların hayatlarının erken dönemlerinde, sonunda çocuk sahibi olmak istiyorlarsa göz önünde bulundurmaları gereken faktörlerin farkına varmalarına yardımcı olabilir.

Okulda doğurganlık eğitimi aynı zamanda bireysel doktorların ulaşabileceğinden çok daha fazla insana ulaşma potansiyeline sahiptir; Herkes her yıl doktora gitmez ama hemen hemen herkes okula gider.
Birçok İslam ülkesinde olduğu gibi insanlarının büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de de okullarda bir cinsel eğitim dersi bulunmamaktadır. Türkiye’de de cinsel eğitim konusu tabu konular arasında yer almaktadır. Türkiye’deki cinsel eğitim çalışmaları hiç bir zaman örgün eğitim içerisinde bir ders olarak kendisine bir yer edinememiştir. Yapılan çalışmaların daha çok farklı kurumların gerçekleştirdiği proje çalışmaları şeklinde olduğu görülmektedir.

Ancak bu programlar da yetersizdir. Okullarda cinsel eğitimi genişletme girişimleri genellikle birkaç nedenden dolayı başarısız olur . Günümüzün siyasi ikliminde hayata geçmeyeceği bilinirken ve devletler azalan nüfusu artırmaya yönelik gençlerin evlenmesine, kadınların hamile kalmasına yardımcı olacak maddi destek paketleri açıklarken bu iş nasıl olacak bilmem.

Gençlerin kendileri de üreme hakkında daha kapsamlı, tarafsız bilgiye sahip olmak istiyor gibi görünüyor. İnsan vücudu hakkında vücut sahibinin bilmeyi hak ettiği temel bilgileri bizler de bu bloğumuzda uzman doktorların yönlendirmeleriyle sizlere sunuyor olacağız. Umarım sizler için faydalı olabilecek bir bölüm olmuştur.
Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve genel sağlık farkındalığını artırmayı hedeflemektedir. Sağlığın korunması ve iyilik halinin sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak, burada yer alan bilgiler hiçbir şekilde tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez.
Her bireyin sağlık durumu benzersizdir. Bu nedenle, kişisel sağlık ihtiyaçlarınıza yönelik en doğru teşhis ve tedavi yöntemleri yalnızca yetkin sağlık profesyonelleri ve doktorlar tarafından belirlenebilir. Sizin için uygun olan tetkiklerin yapılması, sonuçların değerlendirilmesi ve gerekli tedavi sürecinin başlatılması ancak bu uzmanlar aracılığıyla mümkündür.
Bu yazıdaki bilgilerin kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sağlık sorunu, doğrudan veya dolaylı olarak yazı sahibini veya yayıncıyı sorumlu tutmayacaktır. Sağlığınızla ilgili tüm kararlarınızı mutlaka doktorunuza danışarak almanız önemle tavsiye edilir.