Neşterden Kuru Kaleme: Op.Dr. Osman Kurtuluş’un Portreler Sergisi ve Fethiye Kültür Evi

Gündüzleri neşter tutarak hayatlara dokunan ellerin, geceleri kuru kalemlerle kağıda ruh vermesi…

Bugünkü yazımın konusu sevgili dostum Osman Kurtuluş’un Fethiye Kordon’da açtığı kuru boya portreler resim sergisi üzerine.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Osman Kurtuluş’un yoğun hastane mesaisinin ve ameliyatlarının ardından, akşamları 2-3 saat kafa boşaltmak için ürettiği eserlerini sergilediği Fethiye Belediyesi Kültür Evi’ndeki açılıştan ve biraz da onunla ilgili edindiği izlenimleri için yazmak yola çıktığım bir yazı bu.

Kendi YouTube kanalım ProfasorTV için Op.Dr. Osman Kurtuluş ile gerçekleştirdiğim söyleşide, en çok merak ettiğim şey; bir cerrahın o yoğun, stresli ve saniyelerin bile kritik olduğu dünyasında, yani bir cerrahi operasyon esnasında nasıl bu kadar sabır, sakinlik ve ustalık isteyen bir sanatı icra edebiliyor olduğuydu. Her ameliyat, işinizi ne kadar iyi bilirseniz bilin ciddi riskler barındırır ve o ekipte bunu en iyi bilen kişi şüphesiz cerrahın kendisidir. Ancak Fethiye’de ortopedi ve travmatoloji dendiğinde, gerçekleştirdiği her operasyonu yüksek hasta memnuniyetiyle sonuçlandırmış, alanında en iyi hekimlerden biri olduğu gerçeği de önümüzde durmakta.

Bir ortopedistin insan anatomisine olan hakimiyetinin, tıp konulu çizimlerindeki kas, kemik ve ifade hatlarına nasıl yansıdığını sergideki çalışmalarında çıplak gözle görme şansımız oldu.

Sergi salonunda yüzün üzerinde çalışma yer alıyor. Atatürk portrelerinin ağırlıkta olduğu bu koleksiyonda; bilim, sanat, siyaset ve entelektüel dünyada yer bulmuş önemli isimlerin, futbolcuların ve hocanın hayranı olduğunu belirttiği Dire Straits grubunun kurucusunun çizimleri mevcut. Her biri binbir emekle, en ince ayrıntısına kadar ilmek ilmek dokunmuş eserler…

Fethiye Tarihine Bir Reverans: 1935 Buluşması

Sergide bir eser var ki hikayesiyle hemen öne çıkıyor: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında gemiyle Fethiye’ye geliş anı. O güne dair bir fotoğraf bulunmadığı için Op.Dr. Osman Kurtuluş, bu Kültür Evi’nin kurulmasına da öncülük eden Dr. Ceyhun İrgil’in ricası üzerine bu anı hayal ederek ve derinlemesine araştırarak resmetmiş. Atatürk’ün gemide, Fethiye sahilinde kendisini karşılayanları gülerek selamladığı o anın tasviri, serginin en çok konuşulan ve Fethiye tarihine reverans yapan eseri olmuş. Karşımızda gülen, mutlu ve halinden son derece hoşnut bir Atatürk duruyor.

Bu arada sergi, benim de ilk kez ziyaret ettiğim, Kordon Yolu’nda yükselen, Türkiye’nin ilk kitap müzesi unvanına sahip ve Cumhuriyet Gazetesi’nin 100 yıllık arşivini de barındıran Fethiye Belediyesi Kültür Evi‘ndeydi. Mekan son derece ferah, imkanları ve atmosferi harika.

Fethiyelilere ve yolu Fethiye’ye düşen tüm sanatseverlere, bu güzel mekanda bu ruhu mutlaka solumaları gerektiğine dair bir çağrı yapmak da boynumun borcu. Kordon boyunca dizilen gezi teknelerini ziyaret edenlerin, Kültür Evi’ne 2 dakika uğramalarının ruh dinginliği adına onlara çok şey katacağına inanıyorum.

Sergi Salonuna İkinci Ziyaret ve Bir Sürpriz

Tekrar sergiye dönersek; ilk açılış günü salon gerçekten çok kalabalıktı. Kaymakamımız dahil birçok sanatsever alanı doldurmuştu ve maalesef o yoğun kalabalıkta eserleri incelemek biraz aceleye gelmişti. Bu yüzden, her sabah önünden geçtiğim bu güzel mekana, daha sakin olacağını düşündüğüm sabah saatlerinde tekrar uğramayı ve sergiyi sindirerek izlemeyi aklıma koymuştum.

Açılış akşamı sergiyle ilgili duygularımı bir mesajla hocama ilettiğimde ve alanı tekrar gezeceğimi belirttiğimde, bana bu gezide eşlik edebileceğini ve portrelerin hikayelerini anlatabileceğini söyledi. Bu nazik teklife elbette çok sevindim.

Serginin son günü olan dün, sözleştiğimiz saatten 10 dakika önce gelip sergi alanına çıktığımda onu eserlerine son bir düzen vermeye çalışırken buldum. Tam gezmeye başlamıştık ki bize iki sanatsever hanımefendi daha katıldı. Birlikte Osman Hocamın anlatılarını tüm dikkatimizle dinlerken, gözlerindeki o parıltıdan ve anlatımındaki samimiyetten resim yaparken gerçekten ne kadar büyük bir mutluluk duyduğunu hissedebiliyordunuz.

Kuru kalem tekniği, doğası gereği hatayı çok zor kabul eden, muazzam bir sabır ve hassasiyet gerektiren bir süreç. Tıpkı bir ortopedi ameliyatı gibi… Osman Hoca, cerrahideki o milimetrik dikkatini ve anatomi bilgisini; portrelerdeki bakışların derinliğine, yüzlerdeki yaşanmışlık çizgilerine ve karakterlerin ruhuna öyle bir aktarmış ki, sergiyi ikinci kez gezerken bu iki farklı disiplinin birbirini nasıl beslediğine çıplak gözle şahit oldum. Bu arada güzel bir haber de vereyim; bu harika sergi yakın zamanda hocanın doğduğu yer olan İzmir’de ve ardından diğer şehirlerde de sanatseverlerle buluşacak.

ProfasorTV YouTube Söyleşisi

Eğer bu nadide eserlerin sahibi Dr. Osman Kurtuluş’un ortopedi, travmatoloji ve insan hayatı üzerine olan derin vizyonunu merak ediyorsanız, kendisiyle YouTube kanalımızda gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşiye zaman ayırmanızı öneririm:

🎥 Dr. Osman Kurtuluş ile Hekimlik ve Sanat Üzerine Söyleşi – ProfasorTV

Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu derinlikli söyleşiyi dinledikten sonra, bu sergideki kuru boya portreleri yapan , o renklerin ve gölgelerin arkasındaki hekimi çok daha yakından tanımanızı, hissetmenizi sağlayacaktır.

Son söz olarak; gündüzün yoğunluğunu gecenin sessizliğinde sanata dönüştüren kıymetli hocamıza ve Fethiye’mize bu vizyonu katan Fethiye Kültür Evi’ne şükranlarımla… Hayatı sadece yaşamakla kalmayıp; ona çizgilerle, renklerle ve en önemlisi “fark ederek” değer katan tüm sanat dostlarına selam olsun.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,

Lütfen ruhunuza da beslenme fırsatları yaratın ve de kendinize çok iyi bakın.

Hurşit Büyüklü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir