İklim değişikliği sağlığımızı nasıl kötüleştiriyor?

İklim değişikliği önümüzdeki yıllarda dünyada gıda zehirlenmeleri, alerjiler ve Zika ve Dang Humması gibi hastalıkların artmasıyla büyük bir yıkıma yol açabilir.

İklim değişikliği, Zika virüsü ve dang humması gibi hastalıkların dünyada bulaşıcı hale gelmesine neden olabilir.

İklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda dünya halklarının sağlığı üzerinde büyük hasara yol açabileceği belirtilirken , uzmanlar gıda zehirlenmeleri, alerjiler ve Zika ve dang humması gibi hastalıkların artması konusunda uyarıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iklim değişikliğinin etkileri konusunda uyarıda bulunarak , “İyi sağlığın temel unsurlarını -temiz hava, güvenli içme suyu, besleyici gıda tedariki ve güvenli barınak- tehdit ediyor ve küresel sağlık alanında onlarca yıllık ilerlemeyi baltalama potansiyeline sahip.” dedi.

Bu konuda görüşlerini buraya aktardığımız  Imperial College Business School’da sağlık ekonomisi profesörü olan Marisa Miraldo, iklim değişikliğinin hastalık riskini artırmasının yanı sıra mevcut sağlık sorunlarını da kötüleştirdiğini söyler.

Konuyla ilgili oluşturulan  raporlara göre, iklim değişikliğinin gıda zehirlenmesinden alerjilere kadar her şeyi etkilemesi nedeniyle 2050 yılına kadar yılda 10 bin ölüme kadar artış yaşanabilir.

Profesör Miraldo, bunun  insanların sağlığı üzerindeki etkisinin “önemli” olabileceğini söyledi. “Yükselen sıcaklıklar ve değişen yağış düzenleri, hastalık taşıyan vektörlerin yelpazesini genişleterek bulaşıcı hastalıkların yaygınlığını artırıyor” diye açıklar.

“Sıcak hava dalgaları ve soğuk hava dalgaları gibi aşırı hava olayları yalnızca solunum ve kardiyovasküler rahatsızlıkları kötüleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda öngörülemeyen sağlık hizmeti talebi yaratıyor, acil servisleri bunaltıyor ve rutin bakımı aksatıyor.”

Yeni hastalıklar

İnsanları etkileyen birçok hastalık iklime karşı oldukça hassastır ve sıcaklıktaki nispeten küçük bir değişiklik bile dünyaya  yeni hastalıkların yayılmasına neden olabilir.

“Birçok bulaşıcı hastalık iklime karşı oldukça hassastır ve daha sıcak hava sıcaklıklarıyla birlikte sivrisinek ve kene ısırıkları yoluyla bulaşanlar da dahil olmak üzere dünyada ve ülkemizde  yeni ve ortaya çıkan bulaşıcı hastalık riskinin artmasını bekleyebiliriz.

Maalesef sağlık eşitsizliği daha da artma riski taşır ve daha yoksul insanların bundan daha fazla etkilenme ihtimalini de çok daha fazla.

Prof. Miraldo şunları söyledi: “Yüksek gelirli ülkeler bile, özellikle yetersiz hizmet alan ve azınlık topluluklarını etkileyen artan sağlık maliyetleri ve sistem zorlanmasıyla karşı karşıya kalıyor. Bu topluluklar, sıcaklık kaynaklı hastalıklara, ruh sağlığı krizlerine ve vektör kaynaklı hastalıkların ortaya çıkmasına yanıt veriyor.”

Daha fazla gıda zehirlenmesi

Bir çok  rapora göre, gıda zehirlenmesine yol açan mikroplar sıcak havalarda çoğalıyor ve sıcak havayla bağlantılı gıda zehirlenmesi vakaları şimdiden artıyor.

Gıda zehirlenmesine neden olan mikroplar sıcak havalarda çoğalır.

Raporda, 2050 yılına kadar her yıl 10 bin yeni gıda zehirlenmesi vakasının yaşanmasının muhtemel olduğu belirtildi.

Prof. Miraldo, iklim değişikliğinin etkilerinin muhtemelen mevcut koşullardan yediğimiz gıdalara kadar her şeyi etkileyeceğini söyler.

Daha fazla böbrek sorunu

İklim değişikliğinin (ve özellikle sıcak hava dalgalarının) insan sağlığı üzerinde geniş kapsamlı etkileri olacağı, örneğin susuzluğa bağlı böbrek taşlarının artması gibi etkileri olacağı öngörülüyor.

Sağlıkta Daha Fazlası

Böbrek taşı hastalığı, idrarın yoğunlaşmasıyla oluşan ve idrar yolundan geçerken ağrıya neden olan minerallerin sert tortuları nedeniyle oluşan ağrılı bir rahatsızlıktır.

Son 20 yılda bu rahatsızlığın görülme sıklığı arttı. İklim değişikliği nedeniyle dünya ısındıkça, sıcak hava ve susuzluğun da etkisiyle çoğumuzun böbrek taşı hastalığına yakalanacağını yeni bir araştırma ortaya koydu.

Prof. Miraldo, iklim değişikliğinin etkilerinin özellikle yaşlılar, özellikle de mevcut sağlık sorunları olanlar tarafından hissedileceğini söyler.

“İklim baskıları, bireylerin birden fazla kronik rahatsızlıktan muzdarip olduğu ve ısı stresi, hava kirliliği ve gıda güvensizliği gibi iklim etkileriyle daha da kötüleşen çoklu hastalık sorunuyla kesişiyor.”

Kalp sorunları

ABD’de Circulation dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, iklim değişikliği nedeniyle kardiyovasküler ölümlerin 2050 yılına kadar iki katından fazla artabileceği belirtiliyor.

Yükselen sıcaklık ve hava kirliliği gibi iklimle ilgili etkilerin bir araya gelmesiyle ölümler artacak. Ayrıca ağaç örtüsüne erişim gibi faktörler, bunun daha yoksul insanları daha fazla etkileyebileceği anlamına gelebilir.

Prof. Miraldo şunları söyledi: “Düşük gelirli ülkeler ve marjinal topluluklar da dahil olmak üzere savunmasız kesimler, bu artan sağlık sorunlarıyla başa çıkmak için gereken kaynaklara sınırlı erişimle orantısız bir şekilde etkileniyor. İklim değişikliği yalnızca küresel hastalık yükünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlık eşitsizliklerini de derinleştirerek dünya çapındaki sağlık sistemleri için karmaşık ve çok boyutlu zorluklar yaratıyor.”

Denizlerdeki Isınma: Bir Biyolojik ve Sağlık Sorunu

Bu yıl deniz suyu sıcaklıklarındaki olağandışı artış, hem deniz ekosistemlerini hem de insan sağlığını olumsuz etkileyen önemli bir sorunu beraberinde getirdi. Bilimsel veriler, bu ısınmanın sadece bir hava durumu anomalisi olmadığını, aynı zamanda deniz yapısını bozarak zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırladığını ortaya koyuyor.

Bilimsel Açıklama: Isınma, Bakteri ve Alg Patlaması

Deniz suyu sıcaklığındaki artış, birçok bakteri ve alg türü için ideal üreme koşulları yaratır. Normalde belirli bir sıcaklık aralığında dengede olan ekosistemler, artan sıcaklıkla birlikte bu dengesini kaybeder. Özellikle vibriyo gibi patojenik bakteriler, daha sıcak sularda daha hızlı çoğalır ve hayatta kalma süreleri uzar. Bu durum, su kalitesini düşürerek çeşitli enfeksiyon risklerini artırır.

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre, deniz suyu sıcaklığının birkaç derece artması bile, bazı bakteri türlerinin yoğunluğunda önemli bir artışa neden olabiliyor. Bu bakteriler, deniz suyuna karışan insan ve hayvan atıklarıyla birleştiğinde daha da tehlikeli hale gelebilir. Ayrıca, aşırı sıcaklıklar bazı alg türlerinin de kontrolsüzce çoğalmasına (alg patlamaları) yol açabilir. Bu algler, hem oksijen seviyesini düşürerek deniz canlılarına zarar verebilir hem de bazı türleri toksin üreterek ekosistemi olumsuz etkileyebilir.

İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Artan bakteri ve alg yoğunluğu, denize giren insanlar için çeşitli sağlık riskleri oluşturur:

  • Enfeksiyonlar: Deniz suyundaki zararlı bakteriler, gözlerde konjonktivit (iltihaplanma), kulaklarda orta kulak iltihabı ve ciltte tahriş, kızarıklık ve isilik gibi enfeksiyonlara neden olabilir.
  • Sindirim Sistemi Sorunları: Deniz suyunu yutmak, salmonella, shigella ve kolera gibi ishale ve mide-bağırsak rahatsızlıklarına yol açan bakterilerin vücuda girmesine neden olabilir.
  • Cilt Reaksiyonları: Bazı alg türlerinin veya bakterilerin ürettiği maddeler, ciltte kaşıntı, yanma ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özellikle nehir ağızlarına yakın ve kıyı şeridindeki durgun sular, kirlilik ve yüksek sıcaklık birleşimiyle bakteri üremesi için daha elverişli alanlar haline gelir. Bu nedenle, bu bölgelerde denize girerken daha dikkatli olunması önerilir.

Yapılması Gerekenler

Bu tür sorunların önüne geçmek ve deniz ekosistemini korumak için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde adımlar atılması gerekmektedir:

  • Deniz Hijyenine Dikkat: Denize girildikten sonra mutlaka duş alınmalı, özellikle hassas cilde sahip kişiler ve çocuklar için ek önlemler alınmalıdır.
  • Atık Yönetimi: Denizlere karışan atık miktarını azaltmak için atık yönetimi sistemleri iyileştirilmeli ve çevre kirliliğine karşı mücadele artırılmalıdır.
  • Bilinçlendirme ve İzleme: Halkın deniz suyu kalitesi ve riskler konusunda bilinçlendirilmesi, ayrıca deniz suyu sıcaklıklarının ve mikrobiyolojik düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Deniz suyunun ısınması, küresel iklim değişikliğinin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumun hem ekosistem sağlığı hem de insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz ardı edilmemeli, gerekli önlemler alınarak bu hassas denge korunmaya çalışılmalıdır.

Ne yazık ki konu deniz olunca insanoğlunun vahşi para kazanma hırslarına kurban gidiyor. Bağışıklığınız kuvvetliyse idare ediyorsunuz, değilse doktorla, ilaçlar, iş kayıpları belki kısa tatilin burundan gelmesi işten değil.

Umalım ki sıkıntısız bir tatil geçirmişsinizdir. Tatil o kadar değerli ve pahalı ki kimse denizden kaptığı enfeksiyon nedenli hasta olmak istemez. Ne var ki size tavsiyem iklim değişikliği tamamen kontrolümüz dışında çığ gibi sorunlar oluşturuyorken benim katkım ne olacal zaten kirliliğin asıl nedeni 3-5 firma diye düşünmemek ve bu konuda üstüne düşeni yapmak. Birey olarak sorumluluğumuz bu diye düşünün lütfen. Ve ne yapın edin bağışıklığınızı güçlendirin çünkü çetin günler kapıda diyor ve yazıyı şimdilik burada noktalıyoruz.

Buraya kadar bizleri okuduysanız emeğinize de ayrıca teşekkür ederiz. Olumlu yorumlarınız ve yapıcı eleştirileriniz bize yol gösterecektir. Lütfen bu konuda destek veriniz. Sorularınız için profasortv@gmail.com adresine  mail atabilirsiniz.

Kendinize ve dünyamıza iyi bakın lütfen. Sağlıcakla, mutlu ve aydın kalmanız dileğiyle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir