Z Kuşağını Gelecek Korkularıyla Aşırı mı Yükledik?

Zoomer’ların kıyamet endişeleri.

‘Neden?’ Neden depresyondalar. Neyi dert ediyorlar?

“Çünkü dünyanın sonu gelecek,”  “çünkü her şeyin ne anlamı Son birkaç yıldır çevreme bakınca çok fazla mutsuz, ruhsal sorunlarla savaşan gençler görüyorum ve ben de bu durumdan büyük endişe duyuyorum. Geleceğimiz dediğimiz gençlere ne oluyor, dertleri ne?

Z Kuşağı ya da bazılarının dediği gibi Zoomer’lar nereye koşuyor. Onlar 1990’ların ortalarından sonlarına ve 2010’ların başlarına kadar, çoğunlukla X Kuşağı ebeveynlerinden doğdular . En eski Zoomer’lar şimdi 26 yaşında. Z kuşağı hakkında beni endişelendiren şey, kendilerini ölüme mahkum bir nesil olarak görüyor gibi görünmeleri

Z kuşağı, önceki nesillere göre çok daha yüksek  depresyon seviyeleri bildiriyor. Bir ankete göre , Zoomer’ların neredeyse yarısı klinik tedavi gerektiren  depresyondan muzdarip.

Uzmanlar , intiharın 2007-2017 yılları arasında %56’lık bir artışla Z kuşağının ikinci önde gelen ölüm nedeni olduğunu iddia ediyor.

Yakınımdaki zoomer’lara  bu ‘mahkum’ olma duygusunun nereden geldiğini sordum ve nedenini ‘dünyanın durumu’ olarak görseler de sorunlarının gerçek kökü bizle. Eski kuşaklarla aralarındaki  zihniyet ayrılığı en büyük neden. Ve sorun çalışsalar bile finansal açıdan  ebeveynlerine bağlı olmalarında  yatıyor olabilir.

Kıyametçilik

Z kuşağı bireylerinin doğduğu yıllardaki gündeme bakacak olursak hayatlarına giren şey  kıyamet temalı filmler, kitaplar, oyunlar, televizyon dizileri ve büyüklerinin yaptığı dünya öldü bitti şeklinde yapılmış şarkılar.

En iyi kitapları, distopyaları, ‘Açlık Oyunları’ ve ‘Iraksak’tı. En iyi TV şovlarından ikisi ‘ The Walking Dead ‘ ve ‘Dark’ dı. Zombi oyunu ‘ The Last of Us’ ı oynarken de ruh halleri şekillenmeye başlamıştı.. Müzikal ikonları Billie Eilish, depresyon, intihar düşüncesi ve kıyamet görüntüleri temalarıyla doyurulmuş şarkılara sahip bir şarkıcı ve büyük kitleleri etkiledi tabi ki.  ‘All the Good Girls Go To Hell’de o, yanan bir dünyada düşmüş bir melektir ki alttaki çizim bile bu kuşağın kendine giyim tarzı olarak betimlediği gotik tarzına iyi bir örnek sanki.

Zoomer’ların hit filmi ‘Everything, Everywhere, All At Once (2022)’da, karakterler hayatın anlamsızlığını tartışırken ve bir kara delik evreni yok ederken, en popüler Z kuşağı TV şovlarından biri olan Euphoria, nihilizmin derinliklerine iniyor.

‘I know the end’de pop yıldızı Phoebe Bridgers, dünyanın sonu hakkında neredeyse sevecen terimlerle şarkı söyler.

Zoomer kültürü, kaderci kıyamet duygularının geri bildirim döngüsüne yakalanmış görünüyor. Siz ne dersiniz ?

Neden Zoomer’lar bu kadar umutsuz ?

Çevre çalışmaları uzmanının 2020 yılında   söylediği gibi, Z Kuşağı ‘İklim Kuşağı’dır ve konuyla ilgili farkındalıkları nedeniyle ‘ travmatize’  olmuşlardır, ‘Ufukta bir kıyametten bahsediyorlar… Bazı öğrenciler umutsuzluk ve  kederle o kadar boğulmuş olurlar ki kapanırlar…. Gerçek ya da hayali olsun, güçsüzlük duyguları, umutsuzluklarının kökenindedir.”

Zoomer ikonu Greta Thunberg, çözüm önermek yerine umutsuzluğu ve  öfkeyi ifade ediyor. Ünlü  konuşması “2030 yılı civarında… İnsan kontrolünün ötesinde, geri dönüşü olmayan bir zincirleme reaksiyon başlattığımız bir konumda olacağız, bu da büyük olasılıkla bildiğimiz şekliyle medeniyetimizin sonuna yol açacak.”

Thunberg’in X Kuşağı aktivist ebeveynlerinin iyi niyetlerine karşı, bu tür korkunç tahminler geri tepmiş ve Greta’nın neslinin depresif kaderciliğine katkıda bulunmuş olabilir. Z kuşağını siyasi güçlenmeye değil, ezici bir güçsüzlük duygusuna yönlendirmiş olabilirler. Çaresizlik duygusu depresyona yol açabilir.

Zoomer’ların kendilerini mağlup hissettikleri sadece iklim değişikliği  değil. Aynı zamanda 1918-19’dan bu yana küresel bir salgın yaşayan ilk nesil gençlerdi.  Stres üzerine bir rapor, ” Genç Z Kuşağı gençlerinin yarısı, pandeminin geleceklerine ilişkin bakış açılarını etkilediğini ve geleceklerinin düpedüz ‘imkansız’ göründüğünü söyledi.”

Olumsuz tahminler üst üste yığılıyor. Gelecek bilimciler, Z kuşağına 2040 yılına kadar işlerinin %30-40’ının yerini robotlar ve yapay zekanın   alacağını söylüyor. Bundan çok mutsuzlar. Ayrıca sorunlarına ek olarak, akıllı telefonların, sosyal medyanın ve pornografiye kolay ulaşımın etkisiyle, bazen de yaşadıkları ve çok hızlı biten ilişkileri nedeniyle çok daha kaygılı ve depresif olabiliyorlar.

X Kuşağı Neyi Yanlış Yaptı ve Şimdi Ne Yapabiliriz?

Bizim, ebeveynlerinin onları maruz bıraktığı kıyamet yüklü medya ve sosyal medyaya ek olarak, Z kuşağının onlara aktardığımız çözülmemiş endişelerle aşırı yüklenmiş olması mümkündür.

Z kuşağının, endişeli olduğu yaklaşan kıyametlerden biri de nüfus patlaması. Zoomer’ lar, “Asla çocuk sahibi olmak istemiyorum,” diyor, “aşırı nüfus gezegeni öldürüyor.”

Aslında dünya son yirmi yıldır nüfus düşüşü içinde. Bu kesinlikle, Zoomer’ların 1970’lerde ‘nüfus bombası’ ile büyüyen X Kuşağı ebeveynlerinden miras aldığı bir retro kaygıdır – şimdi geniş çapta çürütülmüş tahminler. Şu an tüm dünyada hızlıca insan nüfusu düşmekte.

Zoomer’lar her zaman aşırı nüfus konusunda endişelenmemelidir, ama öyleler. Dünyanın sonu mu geliyor? İşte dünyanın sonunu getirecek kıyamet alametleri - Resim: 4

1965-1980 diğer bir kuşak da  Soğuk Savaş’ın son on yılında nükleer imha  korkusuyla travma geçirdi. ‘Karşılıklı Garantili Yıkım’ ve ‘Nükleer Kış’ gibi kavramlar kitlelere  empoze edilip durdu. Birçok X kuşağı insanı nükleer korkusuyla bir yaşamı sürdürdüler.

Bu ortam korkusu altında yaşamanın bir sonucu olarak, bu nesiller de  – bugün Z kuşağı gibi – gelecek için endişeli ve önceki nesil olan Baby Boomers’tan daha depresif ve karamsar olacak şekilde büyüdü. Boomers’a göre, X Kuşağı ‘ olumsuz ‘, ‘ motivasyonu düşmüş ‘, ‘ tembel ‘ gibi görünüyordu; 1990’larda bu kuşaklar da   ‘her şey mahvoldu, ne anlamı var?’ diye sızlanarak etrafta, barlarda kümelendiler. Kültürel ikonlarının çoğu farklı  akıl hastalıkları ve  bağımlılıktan muzdaripti; Çok fazla kişi intihara yenik düştü.

X Kuşağı ebeveynlerinin, yarattıkları  felaket kültürü aracılığıyla çözülmemiş travmalarını  istemeden kendi Z kuşağı çocuklarına aktarmış olmaları mümkündür.

Nükleer savaş, iklim değişikliği veya nüfus patlaması ile ilgili en büyük korkularımız sağlam temellere dayansa da , bu korkuları farkındalığı artırmak için yaysak bile, bu terörleri Z kuşağı çocuklarına iletmede devrilme noktasının ötesine geçmiş olabiliriz.

Gençler korktuklarında içine kapanabilirler. Sorunları tamir edilemeyecek kadar büyük gördüklerinde, tüm eylemlilik duygusunu ve umudunu kaybedebilirler. İnsanların Z kuşağı hakkında bildirdiği bu ‘tembelliğin’ bir kısmı, hiç şüphe yok ki, kaygı ile aşırı yüklenmekten psikolojik bir geri çekilme halidir.

Z Kuşağı çocuklarına , önceki kuşaklar kendi ergenlik ve dönemsel endişelerinin tarihsel bagajını yıkmıştır diye düşünüyorum. Zamanında eleştirdikleri, beğenmedikleri kendi ebeveynlerinin onlardan istediklerini kendileri çocuklarından istiyorlar. Çocuklarına özgürlük vermeye korkuyor, onların birey olma isteklerini görmezden geliyorlar.

Bu neslin iyiliği için, bir an önce çocuklarımızı korkularından kurtarmaya ve onların fikirlerine saygı duymaya başlamalı ayrıca da  birey olduklarını kabul etmeliyiz. . Yüreklerinde  taşıdıkları kıyamet endişelerinin %50’sini ortadan kaldırabilir ve bu yönde onlara destek verebiliriz.  Onlara son 20 yılda geliştirdiğimiz dayanıklılığın bir kısmını da öğretebiliriz; Gelecek ne olacaksa  olsun, tüm nesillerin bir ortak noktada buluşabileceğini ve varsa bu karamsarlıkları bile paylaşabileceğimizi göstermeliyiz. Her türlü karamsarlıkla, karabasanla birlikte başa çıkabileceğimize gösterebilir ve onlara  bu konuda  umut aşılamaya çalışabiliriz. Tüm kıyamet senaryolarına karşın eldeki en doğru şey birlik ve beraberlik. Varsa ve geliyorsa da o kıyamete teker teker yenik düşmektense tek yürek olarak direnmeliyiz.

Z kuşağı bireyleri. Sizleri gerçekte seviyoruz. Ve dil’in  anlaşmak, iletişim kurmak için verilmiş bir araç olduğunu unutmadan bir an önce birbirimize kulak verdiğimiz daha yaşanır bir dünyada daha  sağlıklı günlerde yaşamak, barışmak  umuduyla diyor bu yazıyı da burada sona erdiriyorum.

Umarım tespitlerim doğrudur. Lütfen eleştirilerinizi, doğruladıklarınızı, düzeltebileceklerimi mail atarak paylaşınız.

profasortv@gmail.com

Takipte kalın ve akılcı bulduysanız da lütfen linklerimizi paylaşın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir