Bu Sonbaharda Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmenin Yolları



Sıcaklıklar görece azalıyor artık mevsim sonbahara dönüşüyor, yağmurlar yaşanmaya başladı bile . Ve de bağışıklık sisteminiz buna göre değişiyor olabilir. Sonbahar “Daha kısa günler, daha az güneş ışığı ve daha düşük D vitamini üretimi anlamına gelir, bu da bağışıklık sisteminizi güçlü tutmada hayati bir rol oynar” diyor uzmanımız. Virüs yine kapımızdayken ona nasıl dur diyebilirizi anlattığımız yazımıza başlıyoruz.

“Soğuk hava daha az nem tutar, bu da burun kanallarımızı kurutabilir ve normalde toz ve toksinleri hapseden mukusu azaltarak virüslerin girmesini kolaylaştırır.

Ki bugünlerde doktorların harıl harıl İnfluenza ilaçları reçetelemeleri yeni bir salgının ayak sesleri.   İnfluenza malum negatif yönlü, tek zincirli, RNA virüsüdür. Halk arasında grip olarak bilinen influenza hastalığı, influenza virüslerinin burun, boğaz ve akciğerleri enfekte ettiği bulaşıcı bir akut solunum yolu hastalığıdır. Influenza belirtileri, ateş, titreme, eklem ve kas ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve yorgunluktur.  Sabit sıcaklık dalgalanmaları vücuda baskı uygulayabilir ve bizi daha savunmasız hale getirebilir.” Bunu okula dönüş sezonuna ve kalabalık kapalı alanlara ekleyin ve birkaç ay öncesine göre çok daha fazlasını idare etmesi gereken bir bağışıklık sisteminiz var. Bunu gözden kaçırmayın ve vakit varken tedbir alın.

Bağışıklık sisteminin düşüklüğü

Bağışıklık sistemi, vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında önemli bir rol oynar. Bağışıklık yetmezliği veya bağışıklık sisteminin zayıflaması, diğer birçok hastalığa neden olduğu gibi influenza virüsüne karşı da vücudun direncini azaltır ve hastalığın vücutta daha kolay yol almasına ve daha şiddetli seyretmesine neden olabilir.

Bağışıklık yetmezliği ve influenza arasındaki ilişkisi

Bağışıklık sisteminin zayıf olması artan enfeksiyon riski ile doğru orantılıdır. Bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler, influenza virüsüne daha kolay yakalanır. Bu kişilerin vücudun savunma mekanizmaları yeterince güçlü değildir. Bu da virüsün solunum yollarına daha kolay yerleşmesini ve vücutta çoğalmasını kolaylaştırır.

Hastalığın şiddetli seyretmesi

Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde influenza genellikle daha ağır belirtilerle seyreder. Şiddetli influenza semptomlarına yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, uzun süreli yorgunluk gibi belirtiler örnek verilebilir.

Komplikasyon riski ve influenza

Bağışıklık sisteminin zayıf olması komplikasyon riskini de beraberinde getirir. İnfluenza, zatürre (pnömoni), bronşit, sinüzit ve orta kulak enfeksiyonları gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonlara yol açma riskini tetikler. Ayrıca, kronik hastalıkların (örneğin astım, diyabet) görülmesine de neden olabilir.

Astım ve KOAH gibi kronik hastalıklar

Astım ve KOAH hastalığı, solunum yollarında meydana gelen kronik inflamatuvar hastalıklardır. Akciğere ciddi zarar verebilen bu hastalıklar, influenza virüsü enfeksiyonlarına karşı da kişiyi daha hassas bir hale getirir ve enfeksiyonun görülme seyrini olumsuz etkileyebilir.

Kötüsü influenza, astım hastalarında zatürre gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonların gelişme riskini artırır. Ayrıca, kronik solunum yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Özellikle ileri yaşta olanlar ve farklı hastalıkları bulunan kişilerde risk daha da yüksektir ve kesinlikle tıbbı destek almak gereklidir.

Korunma ve aşılama

İnfluenza aşısı: hastalığın şiddetini azaltabileceği gibi komplikasyon riskini de düşürebilir.

Pnömokok aşısı: Pnömokok aşısı aynı zamanda zatürre aşısıdır.

Sonuç olarak astım ve KOAH hastalarının ve 65 yaş üstü, bağışıklığı görece düşük insanların kış aylarının geldiği dönemlerde influenza hastalığı için ekstra önlemler alması ve düzenli olarak sağlık kontrollerini yaptırması önemlidir. Ancak temelde hastalığa yakalanmamak için güçlü bir bağışıklık sistemi öncelikli korunma yöntemidir. Bağışıklık sistemi düşük olan kişiler influenza virüsünü daha kolay kapar ve vücudun savunma sistemi virüslere karşı fazla dayanıklı olmaz. Ayrıca diyabet, obezite, kan hastalıkları, kanser, sigara-alkol tüketimi ve hamilelik de influenza riskini artıran faktörler arasında yer alır.

İnfluenza Nasıl Bulaşır?

Artık bunu geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz. Hastalığın bulaşması için virüsle enfekte olan kişi ile yakın temas etmek yeterlidir. Diğer yandan tokalaşma sonucu ve hasta bireyin dokunduğu yüzeylere dokunarak da hastalık kapılabilir. Bu konuda da dikkatli olmak önemlidir. Çünkü tokalaşma, eşya ile temas etme veya yüzeylere dokunmanın ardından ellerle yüz, göz veya burna temas edilirse virüs kendisine yayılım alanı bulur ve hücrelere tutunmaya başlar. Bunun sonucunda da vücut virüsle karşılaşmış olur.

Dokularda sayıları hızla artan virüsler beraberinde birçok hücreyi de enfekte etmeye başlar ve virüs böylelikle hastalığa dönüşmüş olur. Bu süreçte artık kişide influenza belirtileri ortaya çıkmaya başlar. 

Virüslerin dokulara girmesiyle birlikte bağışıklık sistemi hücreleri harekete geçer ve virüslerle mücadele etmeye başlar. Birkaç gün boyunca bağışıklık sistemi ve dokulardaki virüsler arasında mücadele yaşanır. Eğer kişinin bağışıklık sistemi güçlü ise bu mücadele olumlu sonuçlanır. Tüm virüsler yok edildiğinde ise iyileşme gerçekleşmiş olur. Ancak yorgunluk ve hâlsizlik gibi birtakım semptomlar virüsler ortadan kaybolduktan sonraki kısa bir süre de devam edebilir ancak kalıcı olarak sürmez.

Ancak hastalık bizi bulmadan bağışıklığımızı hızlı bir şekilde yükseltmek istersek  beslenme bağışıklık sistemimizin dayanıklılığında önemli bir rol oynar, diye açıklıyor bir başka uzmanımız. Bazı besinlerin yaz aylarında olduğundan daha da önemli hale gelmesi kaçınılmaz. Peki nasıl bir yol izleyeceğiz. C vitamini olmazsa olmazımız . Turunçgiller, dolmalık biber ve kivide önemli doğal c vitamini kaynağı. C vitamini vücudun enfeksiyona karşı ilk savunma hattı olarak görev yapan, bağışıklık hücreleri olan. beyaz kan hücrelerinin üretimini ve işlevini destekler. Kabak çekirdeği, fasulye ve kepekli tahıllarda bulunan çinko, bağışıklık hücresi gelişimi ve yara iyileşmesi için gereklidir. Havuç ve tatlı patateste bulunan beta-karoten, vücudun enfeksiyonlara karşı ilk bariyeri görevi gören cilt ve mukoza zarlarını destekleyen A vitamini kaynağıdır. Bu sonbaharda, bağışıklığınızı güçlendirebilecek ve hastalanmaktan kaçınmanıza yardımcı olabilecek altı yaşam tarzı ve beslenme alışkanlığını bir araya getirdik.

Bitki Çayı Ritüeli Oluşturun

Bağışıklık sisteminizi korumanın kolay bir yolu olarak  bitki çaylarını günlük içecek rotasyonunuza katın. Rahat bir öğleden sonra ritüeli olarak limon, zencefil ve meyan kökü çayı içebilir ( her bölgede bulunabilir mi ? Bulunursa da herkesin ağız tadına uyar mı bilemem )  veya akşamları ısırgan otu ile demlenmiş kemik suyunu yudumlayabilirsiniz, diyor. Bu içecekler solunum yollarını rahatlatır, bağırsak sağlığını destekler ve bağışıklığı güçlendiren bileşikler sağlar.

Vücudunuza Topraklama Teknikleri Uygulayın

Sonbaharda hava soğumaya başlasa  da, mümkün olduğunca temiz hava almak yine de önemlidir. Uzmanımız  “Dışarı çıkmak mümkün olmadığında, doğayı taklit etmek için iç mekanda bir topraklama hattı oluşturabilirsiniz ” diyor. “Kırmızı ışık terapisi, bağışıklık fonksiyonunu destekleyen, iltihabı azaltan, dolaşımı iyileştiren ve hücresel enerjiyi artıran onarıcı bir araçtır. Sınırlı güneşe maruz kalan veya mevsimsel ruh hali düşüşleri olanlar için bir UV lambası, sağlıklı D vitamini seviyelerinin korunmasına yardımcı olabilir ve özellikle güneş ışınlarında ruh halini destekleyebilir ‘’. Bu onarıcı, topraklama teknikleri sonbahara geçişi çok daha kolay hale getirecek.

Biraz Hakiki Balı Mutlaka  Hayatınıza Katın

Hakiki bir  bal özellikle bağışıklığınızı korumaya ve geliştirmeye çalışıyorsanız, sonbaharda bitkisel bir ilaca dönüştürülebilir. Uzmanımız, “Kendi bitkisel şuruplarınızı oluşturmak için hakiki balı zencefil, ekinezya, kekik, lavanta, mürver veya sarımsak gibi bitkilerle aşılayın” diyor. “Onları çaya, ılık suya ekleyin veya tek başına bir kaşık dolusuyla bu karışımın tadını çıkarın. Hakiki bal boğazı rahatlatır, antimikrobiyal ve antibakteriyel faydalar sağlar ve bağırsak sağlığını destekleyerek rahatlatıcı ve besleyici bir ritüel haline getirir.”

C Vitamini Açısından Zengin Besinler Tüketin

Güne iyi başlamak istiyorsanız, daha fazla yemeyi düşünün. Özellikle  C vitamini açısından zengin besinleri bu sonbahar tüketmeye özen gösterin. Güne antioksidan takviyesi ile başlamak için smoothie’lere, meyve sularına ve sabahları bir farklı içecek ritüeliniz varsa ona  C vitamini açısından zengin meyve ve sebzeler ekleyin. Ayrıca, bu yiyecekler kahvaltı ve öğle yemeği arasında sizi tok tutacaktır.

Anti-İnflamatuar Bileşenler Kullanın

Bu sonbaharda , mevsim sebzeleriyle  bir yemek pişirirken, biraz anti-inflamatuar otlar gerçekten idealdir. Sıcak yemeklerde, çorbalarda kesinlikle  sarımsak, zerdeçal, zencefil ve tarçın gibi iltihap önleyici bileşenler kullanın.  “Bunlar iltihabı düzenlemeye yardımcı olan biyoaktif bileşikler içerir.” Bu seçenekler sadece lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda en sevdiğiniz yemeklere ince ve beklenmedik bir sağlık artışı da ekler.

Biraz daha açarsak tavuk suyu çorbası, sebze çorbası ve kelle paça içmek, sarımsak tüketmek, C vitamini içeren besin veya takviyeler almak, nane-limon, ıhlamur veya ballı zencefil çayı tüketmek, buhar solumak, bol bol su içmek ve dinlenmek influenza hastası olan bir kişinin evde uygulayabileceği doğal yöntemlerdir. 

  • Bu arada  yorulmak yok. Stresten olabildiğince uzak durarak, iyi geleceğini düşünüyorsanız dua ederek, ama her şeyden çok iyileşeceğinizi düşünerek ve kurallara uyarak ve kendinize iyi bakarak hastalığa yakalanmamaya çalışabilirsiniz. Bu bildik yöntemler ve daha kontrollü bir yaşam umalım ki sonbahar, kış dönemini rahat geçirmeniz konusunda vücudunuzu, bağışıklığınızı destekleyecektir.
  • Covid ilk çıktığında hafife alarak yaşamlarına devam etmeye kalkan insanlık ölümlerin başlamasıyla paniğe kapılmış, televizyonda izledikleri sonunda bir paranoya insanları eve kapatmıştı. Bağışıklığı düşük olanlar büyük acılar çekmiş ve maalesef çok insan hayatını kaybetmişti. Ekonominin çarkları da bu salgından nasibini almıştı. Kendi içinde doğal bir denge içinde giden yapı azalan arz artan talep nedenli fiyatları yükseltmiş, piyasa fiyatları yukarı çektikçe çekmişti. Arz- talep eğrisi dengeye varsa da artık rekabet ortadan kalkmış ve yeni, vahşi, hiçbir norma uymayan, belli mazeretlerin arkasına sığınsa da ahlaksız bir ekonomi dünyaya çokça da bizim gibi ülkelere yerleşip kalmıştı.
  • Bu yeni dönem ‘’ paran varsa yaşa, yoksa öl ‘’ mottosuyla piyasalara hakim. Ve şu an tıkır, tıkır işliyor. Ama kaynaklar hızla tükenirken fiyatlar artık parası olanlarında yetemiyeceği rakamlara çıkınca ne olacak? Giderek artacak fiyatlara yetişemeyenlerle dünya istenen nüfusa, sadece satın alma gücü olan insanlara kalacak görünüyor. Bana kalırsa covid salgını sonrası insanlık frenleri boşalmış bir kamyon gibi hızla bir duvara çarpmak için gidiyor. Dünyayı yönetmeye talip  eller de insanların sosyal medyada sağlıktan özel yaşama, ruh hallerine kadar tüm bilgileri paylaşarak yapay zekanın bilgi dağarcığına veri taşımasını ellerini ovuşturarak izliyorlar. Bu arada hızla piyasaya sürdükleri yapay zeka ürünleri insanlığın altına dinamiti koyuyor. Çok yakında her eve robot reklamları sosyal medyada , televizyonlarda dönecek.
  • Bu arada sahi geçen covid dönemi aşı bedellerini devletler karşılamış, ağır bedeller ödeyerek ekonomileri durdurma pahasına insanları evlere kapatmıştı. Aynılarını yaşar mıyız  sanmıyorum. Belli yaş kategorisine destek verilse de artık insanoğlu bu savaşta kendi başına olacak diye düşünüyorum. . Eczanelerin vitrinleri ilaçlardan çok vücut bağışıklığını artıracak takviyelerle dolup taşıyor ve nerdeyse yok satıyorlar. Siz siz olun yine de yukarda belirtiğimiz gibi bağışıklığınızı doğal yoldan ( Bazen ne doğal diye sorguluyoruz olsak da ) takviye edin.
  • Kendinizi biraz bile hasta gibi hissetseniz hızlıca sağlık kurumlarına muayeneye gidin. Doktorların yönergelerini uygulayın.  Sevdiklerinizi ve kendinizi çok iyi koruyun  diyerek yazıyı bağlıyorum.
  • Yazıyı ve linki paylaşarak daha fazla insana ulaşmamızı ve insanları uyarma konusunda bizlere yardımcı olmanızı çok isteriz. Destekleriniz için şimdiden teşekkür ediyoruz.
  • Sağlıcakla kalın dileklerimizle.
  • Sorumluluk Reddi Beyanı
  • Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve genel sağlık farkındalığını artırmayı hedeflemektedir. Sağlığın korunması ve iyilik halinin sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak, burada yer alan bilgiler hiçbir şekilde tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez.
  • Her bireyin bağışıklık sistemi ve sağlık durumu benzersizdir. Bu nedenle, kişisel sağlık ihtiyaçlarınıza yönelik en doğru teşhis ve tedavi yöntemleri yalnızca yetkin sağlık profesyonelleri ve doktorlar tarafından belirlenebilir. Sizin için uygun olan tetkiklerin yapılması, sonuçların değerlendirilmesi ve gerekli tedavi sürecinin başlatılması ancak bu uzmanlar aracılığıyla mümkündür.
  • Bu yazıdaki bilgilerin kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sağlık sorunu, doğrudan veya dolaylı olarak yazı sahibini veya yayıncıyı sorumlu tutmayacaktır. Sağlığınızla ilgili tüm kararlarınızı mutlaka doktorunuza danışarak almanız önemle tavsiye edilir.

kaynaklar profasortv.com’dan alınmıştır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir