Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü. Dünya genelinde dostlarımızı anıyor, haklarını ve yaşam koşullarını iyileştirme çabalarını kutluyoruz. Bu özel gün, hepimize dört ayaklı, kanatlı veya pullu komşularımızın hayatındaki sorumluluğumuzu hatırlatmak için bir fırsat sunuyor.
Ancak, bu kutlama atmosferi içinde görmezden gelemeyeceğimiz acı bir gerçek var: Maalesef pek çok hayvan, sadece bir hevesin, anlık bir zevkin veya bir “moda”nın kurbanı oluyor.
Pet Shop’tan Eve, Sokaktan Kaderine
Hepimiz o sevimli, tüylü yavruyu bir pet shop vitrininde veya internet ilanında gördüğümüzde hissettiğimiz o “almalıyım” dürtüsünü biliyoruz. Pet shop’lar, ne yazık ki canlıları birer ürün gibi sunuyor ve “satın alma” eylemini teşvik ediyor. Oysa bir canlının sorumluluğunu almak, bir tişört satın almaya benzemez. ( Gerçi 14 Temmuz 2022’de yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu’na göre, pet shoplarda kedi ve köpek gibi evcil hayvanların vitrinlerde sergilenerek satışı yasaklanmıştır. Ancak, bu hayvanlar sadece yetkili üretim çiftliklerinden ve belirlenen kurallar çerçevesinde satışa sunulabilir. Ben yine de bir barınaktan sahiplenilecek bir hayvanın, yeni dostunuza büyük bir iyilik olacağını ve onun hayatını değiştireceğine inanıyorum. Ona sıcak yuvanızı açmak gibisi yok diye düşünüyor ve devam ediyorum.

Bu arada illegal olarak Pet shoplarda hayvan satışı yapıldığını düşünen vatandaşlar, durumu Tarım ve Orman Bakanlığı, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri veya yerel belediyelerin veterinerlik birimlerine şikayet edebilirler.
Bu yanıt size nasıl yardımcı oldu?
Yanıtı değerlendir
- İlk Heyecan: Eve geldiğinde yaşanan o ilk günler harikadır. Bol bol fotoğraf çekilir, oyunlar oynanır.
- Gerçekler: Birkaç ay sonra yavru büyümeye başlar. Eğitimi zordur, mobilyaları kemirir, tüy döker, düzenli veteriner masrafı çıkar. Tatil planları onun etrafında şekillenmek zorundadır. İşte bu “zorluklar” ortaya çıktığında, bazı insanlar için canlı bir varlık, aniden bir yüke dönüşür.
- Acı Son: Ve o yüke dönüşen can, ne yazık ki sessizce bir parka, yazlık eve veya tenha bir sokağa bırakılır. Evin sıcaklığını, mama kabının doluluğunu ve en önemlisi güveni tadan bu hayvanlar, bir anda kendilerini hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulurlar.
Bu, 4 Ekim’de kutladığımız ruhla taban tabana zıt bir durumdur. Korumamız gerekenler, zaten sokağa atılmış ve terk edilmiş olanlardır.
Hayvanları Koruma Günü’nde Gerçek Sorumluluk
Eğer bir hayvanı hayatınıza katmayı düşünüyorsanız, lütfen bu 4 Ekim’i bir milat kabul edin:

- Satın Alma, Sahiplen: Barınaklar ve geçici bakıcılar, terk edilmiş, iyileştirilmiş ve sevgi bekleyen binlerce canla dolu. Bir pet shop’a ödediğiniz para, yalnızca hayvan ticaretini desteklerken; bir barınaktan sahiplenmek, hem o cana ikinci bir şans verir hem de bir başkasının barınakta yer açılmasına yardımcı olur.
- Düşün, Taşın, Karar Ver: Hayvan sahiplenmek bir ömür boyu sürecek bir taahhüttür. Yaşam tarzınızı, maddi durumunuzu ve gelecekteki planlarınızı dürüstçe değerlendirin.
- Kısırlaştır: Kontrolsüz üremenin önüne geçmek, sokaklardaki terk edilmiş hayvan sayısını azaltmanın en temel yoludur.
Unutmayın, hayvan sevgisi sadece sevimli bir yavruyu kucaklamak değildir. Gerçek sevgi, onun sorumluluğunu hastalıkta da sağlıkta da, yaramazlıkta da sakinlikte de taşımaktır.
Bu 4 Ekim’de, bir canlının yalnızca bir “zevkin” parçası değil, saygı duyulması gereken bir birey olduğunu bir kez daha hatırlayalım.
Siz de çevrenizdeki bir barınağı ziyaret ederek veya gönüllü olarak bu farkındalık hareketine destek olabilirsiniz. Bir canı terk etmek yerine, bir canı kurtarın!