Doktorunuzla Geçirdiğiniz 15 Dakikayı Nasıl ‘Hayat Kurtarıcı’ Yaparsınız?

“O kapıdan içeri girdiğinizde her şey hazırdır: Doktorunuz, stetoskopu ve beyaz önlüğü… Peki ya siz? Çoğu hasta, muayene masasına oturduğu an sormak istediği en kritik soruyu unutur veya şikayetlerini anlatırken en önemli detayları atlar. Oysa iyileşme süreci, doktorunuzun reçeteyi yazmasıyla değil, sizin o kapıdan içeri ne kadar hazırlıklı girdiğinizle başlar. İşte muayene süresini ‘geçiştirmek’ yerine ‘verimli bir tedaviye’ dönüştürmenizi sağlayacak altın liste.”Bir düşünün; günlerce belki haftalarca randevu beklediniz, yollarda zaman harcadınız ve sonunda doktorunuzla baş başasınız. Sadece 15-20 dakikanız var. Bu kısıtlı süreyi ‘Eee, tam hatırlamıyorum ama…’ diyerek mi harcayacaksınız, yoksa elinizdeki tüm verilerle bir dedektif gibi sağlığınızın izini sürerek mi? Doğru hazırlık, sadece size zaman kazandırmakla kalmaz; yanlış teşhis riskini azaltır ve doğru tedaviye giden yolu kısaltır.”

Sağlığınızın Mimarı Olmaya Hazır mısınız?

“Doktora gitmek bazen biraz kaygı, biraz da kafa karışıklığı yaratabilir. Ancak unutmayın ki doktorunuz bir sihirbaz değil, sizin rehberinizdir. Ona ne kadar iyi bir yol haritası sunarsanız, o da sizi hedefe o kadar güvenle ulaştırır. Çantanıza hangi tahlilleri koymanız gerektiğinden, o sabah ne yemeniz (veya yememeniz) gerektiğine kadar; bu rehber sizi muayene odasının ‘en bilinçli hastası’ yapacak.”

•          Zamanınızı stratejik olarak değerlendirin ve tanı ile tedavide gecikmeleri önlemeye yönelik rahatsız olduğunuzu hissettiğinizde hemen harekete geçin.

•          Doktorunuza hastalığınızın  temel nedenini belirleme, teşhis koyma konusunda en iyi kararını  vermesi için semptomlarınızı doğru anlatmaya  odaklanın.

•          Kendi doktorunuz olun. Mümkünse doktorla rahatsız olan sizseniz siz konuşun, sorular sorun ve kendinizi iyi ifade edin.

Klinisyenlerin, doktorların,  rahatsızlığınızla ilgili endişelerinizi hızlıca ele alması, kayıtları güncellemesi, semptomlarınızı değerlendirmesi, tartışması ve takipleri sınırlı bir süre içinde koordine etmesi gerektiğinden, tıbbi randevular genellikle sanki çok kısa geçiyor gibi görünüyor. Ziyaretinizden en iyi şekilde yararlanmak için zamanınızı stratejik kullanmak önemlidir. Bununla birlikte, sağlıkçılar sizden randevunuz  sırasında asla yapmamanız gereken bazı şeyler olduğunu konusunda şöyle bir görüş paylaşıyorlar.

Kendi Kendine Teşhis Koyma

Kendi kendine teşhis koymak, hastaların sağlıklarında aktif rol almak istediğini gösterse de, klinik eğitim olmadan yapıldığında sorunlar ortaya çıkar ( Birinin bünyesine göre verilmiş ilacın bir başkasına iyi gelemiyeceği gibi ) ve bu genellikle bilginin yanlış anlaşılmasına yol açar.

“Hastalar semptomlar yerine kendilerine koydukları bir tanı ile doktor karşısına çıktığında, bu durum teşhis koyucuların kafasını karıştırabilir ve sağlık endişelerinin gerçek  nedeni göz ardı edebilir.  Bu da doktorun klinik araştırı  ve kanıta dayalı yönergeler yerine hastanın varsayımına uyması durumunda doğru teşhis koymasını geciktirebilir. Ayrıca hem hasta hem de doktor için bilişsel önyargı yaratabilir; bu da aşırı testlere, gereksiz tedavilere veya zaman kaybına yol açabilir.

Bunun yerine, doktorunuzun gerçekten neler olup bittiğini anlama şansını vermek  için belirtilerinizi, ne zaman başladıklarını, nasıl değiştiklerini ve fark ettiğiniz, yolunda gitmediğini düşündüğünüz rahatsızlıkları anlatmaya  odaklanmanızı önerebiliriz.

Hazırlıksız Doktor Randevusuna Gitmek

O doktor için yeni bir hastaysanız, doktorunuzun; geçmişinizi gözden geçirmek, endişelerinizi ele almak ve tedavi planı oluşturmak için muhtemelen 20 dakikadan az zamanı vardır. İlaç, alerji, geçmiş ve güncel tıbbi teşhisler, önceki prosedürler ve ameliyatlar listesi varsa, klinisyenin hangi test ve tedavilerin yapılması gerektiğini daraltmasını  sağlayabilir. Ayrıca uygun bir plan geliştirmek için size ayırdığı zaman da doğru teşhis için yetecektir.

Randevunuzdan en iyi şekilde yararlanmak için ,ilaçlarınızı, alerjilerinizi, tıbbi tanılarınızı, geçmiş işlemlerinizi ve ameliyatlarınızı tarihlerle birlikte içeren ve ilgili aile öyküsünü içeren bir belge bulundurmanız önemli . “Ziyaretinizle ilgili özel endişeleriniz varsa, bunları mutlaka not edin. Unutmayın, sadece bir iki endişeyi tartışmak için zamanınız olabilir, bu yüzden önceliklendirin.”

Hastalık Belirtilerinizi Küçümsemek

Hastalar semptomlarını küçümsemek, ne kadar sık ve  yoğun hasta hissettikleriyle  ve günlük yaşam konforlarını ne kadar sıkıntıya soktuğuyla ilgili durumlarını iyi yorumlayamaz ve doktora gitmeyi ertelerlerse bu durum, testlerin atlanmasına, tedavinin gecikmesine veya kalp sorunları, enfeksiyonlar veya nörolojik sorunlar gibi erken belirtilerin gözden kaçmasına yol açabilir.

Uzmanlar “Hastalar genellikle korku, utanç veya sorun çıkarmamak ya da rahatsız olmamak isteklerinden dolayı semptomları küçümserler.” diyor. Ancak bu küçümsenmiş semptomlar genellikle laboratuvar sonuçları, görüntüleme veya daha derin sorgulamalarda ortaya çıkar. “Bu durum doktorun yeniden değerlendirmesini gerektiriyor ve bu da klinik değerlendirme ve tedavi planlama sürecinin doğal ilerleyişini bozuyor.” İlk hastalık belirtileri oluştuğunda bir doktora görünürseniz  doktorunuzun da  sizin için en doğru ve verimli bakım kararlarını vermesine yardımcı olur.

Asıl sorununuzu  gündeme getirmek için sonuna kadar beklemeyin

Ziyaretin ilk birkaç dakikasında en önemli endişenizi ilk olarak paylaşmayı hedefleyin. Randevu öncesi öncelikli bir belirti veya endişe listesi hazırlayın. Ve her şeyden önce, dürüst olun. “İçgüdülerinize güvenin ve bunu açıkça dile getirin. Sen vücudunu ve nasıl hissettiğini herkesten daha iyi biliyorsun.”

Bir de Kapı kolu fenomeni olarak bilinen  bir olay var ki , doktordan  ayrılmak üzereyken en büyük sağlık sorununuzu kapı önünde giderayak  dile getirmek. Bu, doktorunuzun tam bir değerlendirme yapmasını zorlaştırabilir; çünkü detaylı bir tartışma veya planlama için yeterli zaman olmayabilir.

Personele, tıbbi asistanlara  kaba davranmayın

Tıbbi ziyaretler stresli olabilir, özellikle kendinizi iyi hissetmiyorsanız veya teşhis konusunda endişeliyseniz. Ancak bu stresi personele atmak iletişimi bozabilir, gecikmelere yol açabilir ve aldığınız bakım kalitesini etkileyebilir. “Personel telaşlı, tereddütlü ya da hatta korkan hastadan etkilenebilir, bu da doktorla sizin iletişiminizi  geciktirebilir,” “Geçmişte sorun çıkardıysanız  , gelecek randevunuzda  ekip sizle ilişkisine  mesafe koyabilir.”

Bunun yerine, sıcak bir yaklaşımla durumunuzu kısaca belirtmek doğru olacaktır.. “Personel, saygıyla muamele gördüklerinde ekstra çaba göstermeye daha yatkın olmakta . Sinirli olsan bile, tonunu nazik tutmak burada sihirli bir durum.”

Başkasının sizin yerinize rahatsızlığınızı anlatmasına  izin vermeyin

Bir aile üyesini doktor randevusuna götürmek, özellikle kendinizi çok bunalmış, stresli  hissediyorsanız veya hafıza kaybı veya konuşma zorlukları gibi bilişsel zorlukları yaşıyorsa faydalı olabilir. Ama mümkün olduğunda, sıkıntıyı o yaşıyorsa o ve siz yaşıyorsanız kendiniz için konuşmak en iyisidir.

“Doktorunuz doğrudan sizden bilgilerinizi  alamıyorsa, yanlış anlaşılma veya eksik bilgi riski daha yüksek olabilir. “Aile üyeleri genellikle iyi niyetlidir, ancak semptomlarınızı veya geçmişinizi anlattıklarında önemli detayları unutabilir  veya yanlış açıklayabilirler. Bu, bir olumsuzluğun hastaya nasıl hissettirdiğini, bu sıkıntının ne zaman başladığını ve neyin daha iyi ya da kötüleştirdiğini içerir; bunların hepsi doğru bakım için gereklidir. Ancak sevdikleriniz ziyaret sırasında not almak, detayları hatırlamanıza yardımcı olmak veya takip ve tedavi  soruları sormak için size refakat ediyorlarsa da bu olumlu bir durumdur.

Rahatsızlığınızı, endişelerinizi doğru sağlık   personeliyle  görüşün.

Bir doktor muayenesinde  rolleri karıştırıp tıbbi asistan veya laboratuvar teknisyenini doktorunuzun yerine koyma yanlışında bulunmayın.  Önemli bilgileri yanlış kişiyle paylaşmak, bu detayların doktorunuza ulaşmaması anlamına gelebilir. “Doğru teşhisi almak için en doğrusu budur.”

Kiminle konuştuğundan emin değilseniz, sadece şöyle sorabilirsiniz.’’Bu sorunumu  konuşmam gereken kişi siz misiniz yoksa direk  doktor beni kabul edecek mi?’’ Bu, kafa karışıklığını önler ve sorularınızı doğru kişiye yönlendirmenize yardımcı olur.

Doktorunuzun tetkik isteklerini önemseyin ..

Tedavi planınızı tam olarak anlamamak, istemeden bakımınızı aksatabilir. “Örneğin, doktorunuz  röntgen istemiş ve kendiniz randevu almanız gerektiğini bilmiyorsanız, teşhisinizde gecikmeye neden olursunuz,” Anlamadığınız noktada sorular sorduğunuzdan emin olun ve doktordan  tedavi planı için yazılı talimatlar vermesini isteyin.

Unutmayın doktorunuz bir süre sonra teşhisinin doğruluğunu görmek için sizin tekrar randevu oluşturmanızı isteyebilir. Hastalığım geçti diye asla atlamayın. Doktorunuzun tek hastasının siz olmayacağını bilmenizden hareketle her randevuda gerekli bilgi ve belgeyi tekrar doktora sunmak da önemlidir diyor ve yazıyı burada noktalıyorum.

Öncelikle sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirmesi tüm insanlar için en büyük dileğim.

Hasta olmadan ama hastalık hastası da olmadan kendinizi dinleyip olması gereken en doğru zamanda sağlık kurumlarına, gecikmeden girmeniz çok önemli.

Hastaysanız da acil şifalar diliyorum. Günümüzde her gün yeni tedaviler çıktığından asla kendinizle ilgili stres oluşturmamaya çalışmanızı da özellikle rica ediyorum.

Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir