1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kutlu Olsun

1 mayıs. Ülkemizde yıllarca Bahar Bayramı olarak kutlanan o gün bugün. Aslında 1 Mayıs ;  İşçi ve Dayanışma Günü. Fabrikalardan ofislere, tarlalardan şantiyelere kadar emeğin kutsallığını hatırlatan, tarihsel derinliği olan bir mücadele günü.

1 Mayıs’ın kökeni, 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi talebiyle başlattığı grevlere dayanır. O dönemde 12-16 saati bulan ağır çalışma koşullarına karşı yükselen bu ses, küresel bir yankı uyandırmış ve 1889’da Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal’de 1 Mayıs’ın dünya çapında “Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına karar verilmiştir.

1 Mayıs sadece bir tatil günü değil; iş güvenliği, adil ücret, insanca yaşam koşulları ve sosyal haklar gibi temel insan haklarının savunulduğu sembolik bir eşiktir. Alın teri döken, evi çekip çeviren ev kadınları dahil herkesin ortak paydasıdır.

Günümüzde bu yukardaki kavramlara eklenecek yeni bir işçilik modeli keşfettim. Üstelik milyonlar bu işte  hiçbir sosyal haktan yararlanmadan ve de nerdeyse %95’ i ‘’BEDAVA ‘’ çalışıyor. Nasıl bir iş, nasıl bir mesai derseniz Yeni Nesil “Mesai” diye tanımlayayım. Evet bu iş;  Sosyal Medya İşçiliği. Yanlış duymadınız. Günümüzde işçilik kavramı sadece fiziksel mekanlarla sınırlı değil. Modern dünyanın en kalabalık şantiyesi, avucumuzun içindeki o parlak ekranlar. İşte bu “görünmez” ama ağır mesaiyi yapanlar için 1 Mayıs’a farklı bir pencereden bakalım isterim;

Dijital Proletaryanın Görünmez Bayramı

“Güneş batar, mesai biter” derler ama modern insanın en ağır vardiyası tam o anda başlar. Gün boyu gerçek hayatın tozunda, kirinde, geçim derdinde ter döken milyonlar; tam çocuklarına sarılacak, onların eğitimine zaman ayıracak, aileyi sofra başında toplayacakken ve hatta çok ihtiyacı olduğu gibi ayaklarını uzatıp dinlenecekken cebindeki o “küçük patronu” çıkarır. Artık Görüntü İşçiliği başlamıştır.

Bedava Reklamın En Büyük Kadrosu: Hiciv odur ki; hiçbir ajansın, hiçbir markanın satın alamayacağı devasa bir pazarlama ordusu, tamamen gönüllü ve bedelsiz olarak sahaya iner. İçilen kahvenin bardağındaki logo, gidilen restoranın, mağazanın  tabelası, giyilen ayakkabının amblemi… Hepsi bu devasa “içerik madeninde” işlenir. Algoritmalar acımasız birer ustabaşı gibi tepemizde dikilirken; ışığı ayarla, açıyı bul, en ‘mutlu’ anı kurgula, estetiğe para biriktirirken ve geçici olarak filtrelerle gençliği, güzelliği geri getirme çabaları derken, aslında dev platformların reklam gelirlerine ücretsiz tuğla taşıyan birer inşaat işçisine dönüşürüz.

İnsanlar artık sadece yaşamıyor, yaşadığını kanıtlamak için ikinci bir mesai yapıyor. Paylaşılan her fotoğraf, aslında bir azınlığın cebini dolduran reklamlar için bedava birer billboard’dur. Hayaller satılırken, gerçek yorgunluklar “beğeni” sayılarıyla pansuman edilir. Kendi hayatının yönetmeni değil, dijital feodalizmin topraksız köylüsü gibi içerik eken bu büyük kitle, kendi yarattığı sanal illüzyonun altında aslında en çok yorulan kesimdir.

Bugün fabrikadaki çarkı çevirenin de, tarlada çapa vuranın da bayramı… Ama aynı zamanda; gece yarısı uykusundan feragat edip, bir markanın bedava reklamını yapma pahasına “ben de buradayım” diye içerik üreten, algoritmanın kırbacı altında ter döken o mahzun Dijital İşçilerin de bayramı.

Bugün madende, fabrikada, tarlada, şantiyede , evlerde çalışan işçilerle birlikte, gerçek yorgunluklarını “filtre”lerle gizleyen, bedava reklam yapma pahasına “ben de buradayım” diyen tüm sanal emekçilerin de 1 Mayıs’ı kutlu olsun! Belki de en büyük özgürlük, o “paylaş” butonuna basmayıp, anı sadece kendimize sakladığımızda başlar. Hele çocuğunuz da varsa artık bir yol ayrımına gelmenin de tam zamanı değil mi ? Kayıp nesiller yaratmak istemiyorsak dokunulmazlık zırhına büründürdüğümüz ve avuç dolusu paralar ödeyerek eğitim aldırdığımızı zannettiğimiz çocuklara daha çok vakit ayırın lütfen. En incelikli, en değerli işçiliğinizi bizzat kendiniz eğiterek çocuklarınız üzerinde gösterin. İşte bayram o zaman tam anlamıyla bayram olacaktır.

Ailenizle her anı yaşadığınız keyifli zamanlar geçirmeniz dileğiyle. Sağlıkla kalın, hoşça kalın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir