Tansiyon Hastalarının Seks Hayatında Yaptığı O Büyük Yanlış..

Bugün gerçek hayattan örneklerle hipertansiyon ve kalp krizinden ölümler üzerine yazdığım serinin şu anlık son yazısıyla karşınızdayım. Lafı dolandırmadan hızlıca konuyu açalım.

Arkadaşımın annesi doğayla iç içe yaşayıp bir de kendi yetiştirdikleriyle beslenince her gün ilaç ilaç nereye kadar deyip tansiyon için doktorunun reçetelediği ilaçlarını 15 gün bıraktığı için yarım felç getirip uzunca bir süre hastanede tedavi oldu. Ve bir şey daha . Gerçi düzenli yaşam, beslenme ve spor yapmak tansiyon hastası birinin damarlarını eski haline getiremese de tadavi etmeye başlar ama stresi de baskılamak çok önemli tabi.

Bu olay maalesef “sessiz katil” denilen bu hastalığın neden bu kadar ciddiye alınması gerektiğini kanıtlayan çok acı bir örnek. Örneklediğimiz kişi Allahtan zamanında müdahale ile ölümden döndü. Burada yaşandığı gibi 15 gün gibi kısa bir sürede bile vücut, ilacın sağladığı “yapay dengeden” çıkınca basınç patlaması yaşayabiliyor.

Gelelim o meşhur  damarların iyileşme ihtimaline. Bu soruya hem gerçekçi hem de umut verici bir cevap vermek mümkün:

Damarlar Eski Haline Döner mi?

İnsan damarları sadece fiziksel bir boru değil, aynı zamanda canlı ve dinamik bir organdır.

1. Geri Dönüşü Zor Olan Kısım: “Sertleşme” ( Yapısal Değişim )

Yıllarca yüksek basınca maruz kalan damarların duvarlarındaki elastik lifler bozulur ve yerini sert, kireçlenmiş dokulara bırakır. İşte bu damar sertliği aşaması maalesef tamamen geri döndürülebilir değildir. Yani maalesef damarın  yapısını fabrikadan çıktığı ilk güne döndüremezsiniz.

2. Tedavi Edilebilir Kısım: “Endotel Fonksiyonu” ( Canlılık )

Damarların içini kaplayan, damarın kasılıp gevşemesini yöneten incecik bir zar vardır: Endotel. İşte mucize burada başlar.

•          Tamir Mekanizması: Düzenli spor ve doğru beslenme, endotel tabakasının kalitesini artırır. Damar duvarı sert olsa bile, içindeki o canlı tabaka daha iyi çalışmaya başlar.

•          Plak Stabilizasyonu: Damar içindeki o tehlikeli yağ birikintileri ( plaklar ) yaşam tarzı değişikliğiyle “kemikleşir” ve kopma/patlama riski azalır. Yani barajın duvarını yenileyemeseniz bile, üstündeki çatlakları kapatıp sağlamlaştırabilirsiniz.

Yaşam Tarzı Bir “İlaç” mıdır?

Kesinlikle evet. Hatta tıp dünyasında buna “Yaşam Tarzı Tıbbı” deniyor.

•          Spor: Damar direncini düşürür, vücudun kendi tansiyon düşürücü maddelerini ( nitrik oksit gibi ) üretmesini sağlar.

•          Beslenme: Damar duvarındaki enflamasyonu ( yangıyı ) söndürür.

•          Sonuç: Damarları 20 yaşındaki haline getirmese de, mevcut durumu stabil hale getirir. Bu da ilaca olan ihtiyacı azaltabilir veya ilacın dozunu düşürebilir.

Özetle: “Tamir mi, Yamama mı?”

Eski haline tam dönmese de vücut kendini adapte eder. Hasarlı ama “bakımlı” bir damar sistemi, hasarsız ama “ihmal edilmiş” bir damar sisteminden çok daha güvenlidir.

Arkadaşımın annesinin yaşadığı o ani yükseliş damarların sertleşmiş ve kırılgan hale gelmesinden kaynaklanan bir “patlamaydı”. Eğer yaşam tarzı çok daha iyileşmiş, bir şekilde vücudunu spor yaparak çalıştırmış, fazla kilolarını vermiş olsaydı, damarlar o şoka karşı belki daha dirençli olabilirdi.

Şu anki tıp teknolojisi damar sertliğini tamamen tersine çeviremiyor ama bahsettiğimiz Zilebesiran gibi tedavilerle en azından o ölümcül dalgalanmaların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Burdan çıkaracağımız ders, her ne kadar kendinizi dinlemeniz, iyi hissetmeniz önemli olsa da “Ben iyiyim” yanılgısı, hipertansiyonun en büyük müttefiki. İnsanlar ağrısı sızısı olmayınca tedaviyi “gereksiz bir yük” gibi görmeye başlıyor; oysa o esnada damarlar sessizce hırpalanıyor.

Gelelim cinsel yaşam ve tansiyon ilişkisine; bu konu genellikle polikliniklerde çekinilerek sorulan ama aslında hayati bir sağlık konusu. Uzman desteğiyle medikal perspektiften durumu şöyle özetleyebiliriz.

Cinsellik: Tansiyon Hastası İçin Bir “Risk” mi, “Reçete” mi?

Kısa cevap: Tansiyonu kontrol altında olan bir hasta için cinsellik, genellikle “en keyifli kardiyo” yöntemidir. Ancak bazı detaylar kritik.

1. Fiziksel Eforun Karşılığı

Bilimsel olarak bakıldığında, cinsel aktivite sırasında harcanan enerji, yaklaşık iki kat merdiven çıkmaya veya tempolu yürüyüşe eşdeğerdir.

•          Eğer bir tansiyon hastası, günlük hayatta iki kat merdiven çıktığında göğüs ağrısı ya da aşırı nefes darlığı yaşamıyorsa, cinsel aktivite onun için fiziksel olarak güvenli kabul edilir.

2. Tansiyonu Düşüren “Doğal Eczane”

Düzenli ve sağlıklı bir cinsel yaşamın tansiyon hastalarına sağladığı somut faydalar vardır:

•          Stres Yönetimi: Cinsellik sırasında salgılanan oksitosin ve endorfin hormonları, vücudun stres seviyesini düşürür. Stres azaldığında, damarlar üzerindeki baskı da azalır.

•          Vasküler Egzersiz: Kalp hızının artıp sonra normale dönmesi, damar esnekliği ( endotel fonksiyonu ) için bir nevi antrenman niteliğindedir.

3. Dikkat Edilmesi Gereken “Kırmızı Çizgiler”

Burada “kontrolsüz tansiyon” faktörü devreye giriyor:

•          Çok Yüksek Değerler: Eğer kişinin tansiyonu o an kontrol altında değilse ve çok yüksekse, ani fiziksel efor beyin kanaması veya kalp krizi riskini tetikleyebilir.

•          İlaç Etkileşimleri: Ereksiyon hapları ( Viagra vb. türevleri ), bazı tansiyon ilaçlarıyla (özellikle nitrat içerenler) birlikte kullanıldığında tansiyonun ölümcül seviyede düşmesine neden olabilir. Bu ikili asla doktorunuza danışılmadan birleştirilmemelidir.

Özetle düzenli bir cinsel yaşam aslında destekleyici bir unsurdur. Ancak şartımız net: Önce tansiyon değerlerini stabilize etmek.

Tansiyonu ilaçla ya da yaşam tarzıyla kontrol altına alınmış bir birey için seks, bir hastalıktan ziyade sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Hatta cinsel performansın kalitesi, damar sağlığının ne kadar iyi gittiğinin de bir nevi “barometresi” gibidir.

Kritik Not: Eğer cinsel aktivite sırasında veya hemen sonrasında şiddetli baş ağrısı, göğüste baskı veya çarpıntı oluyorsa, bu vücudun “basınçla başa çıkamıyorum” deme şeklidir ve mutlakaeyleme ara verilmeli , dinlenilmeli ve bir kardiyoloğa danışılmalıdır.

Bir yanda  seks kalbi yorar diye hayatlarından çıkaranlar  diğer yanda da viagra türü ilaçlar alıp abartarak sekste kendini süpermen sanan tansiyon hastaları. Bu arada doktor tavsiyesiyle doğru şekilde alınması halinde bu tür ilaçların işe yaradıkları da asla yadsınamaz.

Bu iki uç nokta aslında aynı madalyonun iki yüzü: Bilgisizlik ve korku. Bir tarafta damarlarını korumak adına hayatı “sessize alanlar”, diğer tarafta ise kimyasal bir pelerin kuşanıp abartırlarsa vücudlarına aşırı yük bindirenler.

Bu “Süpermen” ve “Emekli” sendromlarını tıbbi ve sosyolojik olarak şöyle analiz edebiliriz:

1. “Kalbim Yorulur” Diyen “Emekli” Grubu

Cinsellikten kaçan bu grup, aslında farkında olmadan kalp sağlığını daha da riske atıyor olabilir.

•          Psikolojik Çöküş: Bir insanın hayatından temel bir motivasyonu çıkarması, depresyonu ve kronik stresi tetikler. Stres ise tansiyonun en büyük tetikleyicisidir.

•          Kardiyo Kaybı: Daha önce yazdığım gibi; kontrol altındaki tansiyonla yapılan seks, damar esnekliği için faydalı bir egzersizdir. Kendini bu egzersizden mahrum bırakmak, damarların daha da “hantallaşmasına” neden olur.

2. “İlaçla Süpermen” Olan Risk Grubu

İşte burası buz pateni yapılan en tehlikeli bölge. Viagra ve benzeri ilaçlar aslında damar genişleticidir. Sorun şu:

•          Ölümcül Kokteyl: Eğer bu kişi tansiyonu için “nitrat” içeren bir ilaç kullanıyorsa, üstüne bir de bu “performans” haplarını eklediğinde tansiyon bir anda yerle bir olabilir ( şiddetli hipotansiyon ). Bu, kalbin durmasına kadar giden bir süreci tetikleyebilir.

•          Performans Baskısı: İlaçla gelen o “yapay özgüven”, kişinin kendi fiziksel sınırlarını ( kalp hızı, nefes darlığı ) fark etmesini engeller. Vücut “dur” sinyali gönderse bile, ilaç sayesinde devam eden efor, gerçek bir kalp krizine davetiye çıkarır.

Gerçek Çözüm: “Altın Orta”

Tansiyon hastası olmak, hayatın renklerini griye boyamak anlamına gelmez. Ama bu renkleri parlatırken yanlış kullanılabilecek performans ilaçları da bünyeyi ciddi hırpalar.

•          İletişim: Bir hasta doktoruna “Cinsel hayatım nasıl etkilenecek, bunu nasıl yönetebilirim ?” diye sorabilmeli.

•          Uyum: Tansiyon kontrol altındaysa (örneğin 120/80 civarı), zaten o “Süpermen” haplarına olan ihtiyaç da damar sağlığı iyileştiği için azalacaktır.

Toplumsal tabuları bir kenara bırakıp  bu konunun halı altına süpürülmesine izin vermeden açık yüreklilikle doktorunuzla konuşun. Çünkü  bilgi halı altına süpürüldüğünde devreye kulaktan dolma bilgiler ve tehlikeli denemeler girebiliyor.

Kıssadan hisse; Lütfen kendinizi dinleyerek ‘ DOKTORUNUZA DANIŞMADAN ‘ ilaçlarınızı bırakmayın.

Seks yapmaktan vazgeçmeyin ama ilaç aldığınızda da işi çok da abartmayın.

Çok daha sağlıklı günlerde. Hayatı daha dolu yaşamak için engellerin olmadığı bir dünya özlemiyle. Kalın sağlıcakla.

“ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME: Bu yazı reklam amaçlı yazılmamıştır. Bu sitede – blogda / sayfada yer alan sağlıkla ilgili tüm içerikler, kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Paylaşılan bilgiler hiçbir şekilde hastalıkların tanısı, teşhisi veya tedavisi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili en doğru değerlendirme ve tedavi planı için lütfen bir hekime başvurunuz.”

hipertansiyon #tansiyon #yüksektansiyon #sağlık #kalpsağlığı #farkındalık #sessizkatil #sağlıklıyaşam #bilgilendirme

#covid19 #pandemi #longcovid #ace2 #covidsonrası #damarsağlığı #koronavirüs #sağlıkgündemi

#tansiyontedavisi #tansiyonhapı #yanetkiler #kardiyoloji #tıbbibilgi #sağlıkaratırması #zilebesiran #yeninesiltedavi

#doktorunadanış #sağlığınıkoru #tansiyonumudengele #kontrolegit #sağlıkblogu #sağlıklıbilgi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir